Başvurunun inceleme safhasında ilgili emtianın "ses ve görüntü kaydı, aktarılması ve çoğaltılması aletleri' bölümü konu edilerek, markanın tescil edilmesine itiraz geldi ve başvuru reddedildi.
Nokia tarafından söz konusu emtiaların değiştirilmesi için herhangi bir başvuruda bulunulmadığından, mahkeme safhasında sadece itiraz edilen değil, başvuruda bulunulan tüm emtialar bakımından inceleme yapıldı. Nokia, markanın ayırt edici nitelikte olduğunu veya kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığını iddia etmekteydi.
Kullanıma ilişkin deliller, tescil memurunun onayı ile duruşmadan bir gün sonra dosyaya sunuldu.
Markanın ayırt ediciliğinin tayininde, tescil memuru markanın başvurulduğu emtialarda kullanılacağını göz önünde bulundurdu. Nokia'nın ses melodisinin marka olarak kullanımı;
- Markayı ürünlerin üzerine basmak
- Markayı ürünlerin üzerine veya ambalajlarına koymak
- Markayı reklam ve tanıtımlarda kullanmak
Gibi durumlarda mümkün olacaktı. Markanın doğası gereği, markanın içine aktarılabileceği ürünler sadece dışarıya ses veren bilgisayar ve diğer elektronik veya elektrikli aletler ve enstrümanlar olabilirdi.
İlgili tüketicilerin iyice bilgilenmiş olduğu varsayımıyla, tescil memuru önceden bilgilendirilmemiş tüketicilerin bu melodiyi bir marka olarak algılayamayacağını gerekçe gösterdi.
Bununla birlikte ses markasının reklamlarda kullanılması halinde, ilgili tüketiciler markayı fon müziği veya reklama-promosyona kendilerinin ilgisini çekmek amacıyla kullanıldığını algılayacaklardır. Çünkü, benzer ses veya müzikler reklamlarda sıkça kullanılmakta ve ilgili tüketiciler bir sesi ticari kaynak belirtme aracı olarak algılamaya alışkın değiller. Tescil memuru ilk intiba üzerine markanın tescil edilmesini reddetmiştir.
Ayırt edicilik açısından Nokia, markanın Hong Kong' da satılan tüm telefonlarının içinde bulunduğunu ve telefon açık olduğunda her zaman çalındığını iddia etmiş olsa da, tezini kanıtlamak için "Markanın Hong Kong' da ilk ne zaman kullanıldığı', "Markanın içine aktarıldığı telefonlardan kaç adet satıldığı', "Reklam ve promosyona ilişkin çalışmalar hakkında bilgi, harcanan paralar' gibi konularda hiçbir yazılı doküman sunamamıştır.
Nokia tezinde ağırlıklı olarak, 7 adet web sitesinde markanın en çok bilinen zil melodisi olmasına ve uluslar arası bilinirliliği olmasına dayanmıştır.
Web sitelerindeki iddialar doğrulanmadığı ve başvuru tarihinden önce markanın kullanımına veya markanın içine aktarıldığı telefonların Hong Kong'daki kullanımına ilişkin hiçbir istatistiki bilgi sunulmadığından, tescil memuru markanın söz konusu emtialar bakımından ayırt edici özelliklere ulaştığına inanmadığı için, tescil başvurusu reddedilmiştir.
Kaynak: International law Office
|